SON DAKİKA

Diyarbakır Haberleri ve Bölgeden Son Dakika

Putin Suriye’yi Çeçenistan yapmak istiyor

Suriye’de de Putin aynı oyunu, yani bir iç savaşı terörle mücadele operasyonuna çevirme taktiğini sahneye koyuyor.

Putin Suriye’yi Çeçenistan yapmak istiyor
Bu haber 16 Aralık 2015 - 1:04 'de eklendi ve 100 kez görüntülendi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin küresel bir güç olduğu illüzyonunu yarattıktan ve askeri gücünü Ortadoğu’ya yansıtma durumuna geldikten sonra Suriye’de şimdi yüzünü diplomasiye dönmüş görünüyor.

Bunun başlangıç noktası Suriye Devlet Başkanı Beşar el Esad’ın ekim ayı ortasındaki sürpriz Moskova ziyaretiydi. Bunun ertesinde ise Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Viyana’da ABD, Suudi Arabistan, Ürdün, Türkiye ve İran’ın dışişleri bakanlarıyla bir araya geldi.

Ardından 19 ülkenin temsilcileri Rusya’nın girişimiyle Suriye’de siyasal bir çözümü tartışmak üzere yine Viyana’da toplandı. 14 Kasım’daki toplantıda ise natamam da olsa bir plan ortaya çıktı. Bütün bunların amacı, Rusya’nın Suriye’deki savaşı bir terörle mücadele operasyonuna dönüştürmeyi hedefleyen stratejisine uluslararası destek üretmekti. Ve bu da başarıldı.

Rusya’nın BM gündemine de getirdiği 14 Kasım “barış planına” göre 2017’den önce muhalefetin de katılımıyla yeni bir anayasa hazırlanacak ve başkanlık seçimleri yapılacaktı. Bu planla Putin Batı’ya istediğini vermiş oluyor: Bir plan dahilinde Esad’ın sahneyi terk etmesi. Fakat bunun karşılığında ise Rusya Suriye’deki siyasal geçiş süreci üzerinde ciddi biçimde söz sahibi olma fırsatını yakalayacak.

Kremlin Suriye’de üstleneceği rolün maksimum karşılığını almak istiyor: Batı’nın Ukrayna defterini kapatarak yaptırımları azaltmasını ve Moskova’yı küresel meselelerde vazgeçilmez bir ortak olarak tanımasını. Putin aynı oyunu, yani bir iç savaşı bir terörle mücadele operasyonuna çevirme taktiğini daha önce de sahneye koymuştu: Çeçenistan’da. Rusya’nın 1999’da başlattığı savaş yaklaşık on yıl sürdü. Kremlin, bu küçük Müslüman cumhuriyetteki kampanyasını, başka yerlerde de uygulanabilecek bir sorun çözme modeli olarak görüyor. Geçen yıl Başbakan Dmitry Medvedev “Rusya’nın kartvizitlerinden biri ve terörle mücadele tarihindeki eşsiz ve iyi bir örnek” diye tanımlamıştı Çeçenistan’ı. Dolayısıyla aslında Rusya’nın önümüzdeki dönemde Suriye’de nasıl davranacağını kestirebilmek için Çeçenistan’a bakmak gerekiyor. 

● Putin Suriye’de istikrar adı altında terör uyguluyor. 
● Rus yönetimi Esad’ı savunarak emokrasi ve insan haklarını ayaklar altına alıyor.

SİSTEMATİK İŞKENCE

Rusya Çeçenistan’da acımasız bir savaş ortaya koydu. Bir kere Kremlin işin başında askeri operasyonuna karşı çıkan herkesi İslamcı radikallerle eşdeğer saydı. Çeçen başkenti Grozni’ye hedef gözetmeksizin bomba yağdırdı. Yüzlerce hatta belki de binlerce sivil ölürken binlercesi yerinden yurdundan oldu. Ardından ılımlı Çeçenleri hedef aldı. Örneğin 2005’te Çeçenistan bağımsızlık hareketinin seçilmiş lideri Aslan Maşadov öldürüldü. Çünkü Putin’in stratejisi, Çeçenistan’ı Rusya’nın Kuzey Kafkasya’daki sadık bendesi yapma hedefine karşı duran herkesi devre dışı bırakmaktı. Bu amaçla da Grozni’de bir siyasal geçiş süreci başlattı. Yeni bir anayasa yapıldı ve göstermelik bir seçimle de Kadirov hanedanlığının diktatörlüğü tesis edildi. Başa da 2004 yılında öldürülen, Putin’in belirlediği ilk isim olan Ahmed A. Kadirov’un oğlu Ramzan A. Kadirov getirildi. Kendisi halen iktidarda. Kadirovlar şunu çok iyi biliyorlardı: Putin’in himayesinin devamı için Çeçenistan’ın terörün yatağı olmaktan çıkması gerekiyordu. Nitekim insan hakları örgütlerinin ve bağımsız gazetecilerin de belgelediği gibi Ramzan Kadirov, bunu sağlayabilmek adına, yargısız infazlardan tutun da adam kaçırma ve sistematik işkenceye dek her türlü şiddet aracına başvurdu. Rus nüfusta travma yaratan ve on binlerce cana mal olan 15 yıllık kanlı mücadelenin ardından bugün Kremlin Çeçenistan’a “barış” getirmekle övünüyor. İşte Putin’in Suriye için öngördüğü gelecek de bu ve zaten Putin’in Suriye’de uyguladığı taktik Çeçenistan’dakilere çok benziyor. Putin, Suriye’deki müdahalelerine karşı çıkan Batılıları ikiyüzlü olmakla suçluyor. Ona göre İslamcı köktenciliği kınar gibi görünen bu insanlar bundan kurtulmak için gerekeni yapmıyorlar. Putin’e kalırsa Suriye’ye IŞİD’den dolayı asker gönderdiler. Halbuki Rusya genellikle IŞİD’in olmadığı yerleri bombalıyor. Bu o kadar böyle ki Mısır’da Rus uçağının bombayla düşürülmesinin ve bunu IŞİD’in üstlenmesinin ardından bile bu gerçek pek değişmedi. Yani taktik Çeçenistan’dakiyle aynı. Önce sivil-terörist ayrımı gözetmeksizin bombardıman yapılıyor, yüzlerce sivil öldürülüyor. Örneğin bugüne dek en az dört hastane vuruldu. Arkasından da bombalanan bölgelerde kara harekatı yapılıyor. Çeçenistan’da kara harekatını Rus askerler yapmıştı. Suriye’de ise rejim güçleriyle onların Lübnanlı ve İranlı ortakları yapıyor.

ANAYASA OPERASYONU

14 Kasım anlaşmasının ortaya koyduğu gibi Putin’in bir sonraki adımı siyasal geçiş süreci. Bu aşamada yeni bir anayasa yapılacak ve düzenlenecek bir seçimde de Beşar Esad ya da olmadı ailesinden biri demokratik meşruiyet kazanmış olacak. O zamana kadar ılımlı muhalefet ezilmiş olacağı ve rejimin geleceği sağlama alınacağı için de sıra IŞİD’i temizlemeye gelecek. Bütün bu süreçte de Moskova Şam’ın yaptıklarının yılmaz destekçisi olacak. İşin özü, Suriye, Rusya’nın müdahalesi olmasaydı cehenneme dönecek olan Ortadoğu’da bir istikrar adası – ve tabii ki Rusya’nın sadık bendesi – olacak. Kremlin kontrolündeki medya sayesinde Ruslar Putin’in Suriye stratejisine inanıyor. Tıpkı Çeçenistan stratejisine inandıkları gibi. Bu, Putin’in dünya görüşünü yansıtan bir vizyon: İstikrar ve öngörülebilirlik, demokrasi ve devrimin belirsizliklerinden evladır. Sonuçta bu fikir Putin’in kabusu olan şey. Putin, her ne kadar oradan buradan patlak verse de, otokrat yönetiminin nasıl da iyi taraflarının olduğunu Çeçenistan’da göstermişti Ruslara. Fakat Suriye’de bunu bile yapamayacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKKA