SON DAKİKA

Diyarbakır Haberleri ve Bölgeden Son Dakika

Anlı: Ülkenin Bölünmez Bütünlüğü Aleyhinde En Ufak Sıkıntı Yok

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eş Başkanı Fırat Anlı, “Demokratik özerklik ile öz yönetim” isteğinin dile getirildiği Demokratik Toplum Kongresi’nin…

Anlı: Ülkenin Bölünmez Bütünlüğü Aleyhinde En Ufak Sıkıntı Yok
Bu haber 03 Ocak 2016 - 11:38 'de eklendi ve 111 kez görüntülendi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eş Başkanı Fırat Anlı, “Demokratik özerklik ile öz yönetim” isteğinin dile getirildiği Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) deklarasyonu değerlendirdi.

Fırat Anlı, 14 maddelik deklarasyonun hiçbir yerinde ülkenin bölünmez bütünlüğü aleyhinde, en ufak sıkıntı bulunmadığını öne sürdü. Anlı, şöyle konuştu:

“Maddelerin tamamı yeni yapılacak anayasada, yeni uygulanacak idari teşkilat yapısı içerisinde çok güçlü önermeler sunuyor. Bir; Kürt meselesinin çözümünde önemli bir yöntemdir. İki; Türkiye’deki bu katı merkeziyetçi, tekçi zihniyetin de ortadan kaldırılmasında, demokratikliğin, katılımcılığın, yurttaşın kendi karar süreçlerinde daha etkin görev almasının önü açan bir düzenlemedir.”

“BAŞBAKANDAN DAHA YETKİLİ 81 VALİ VAR”

Anlı, deklarasyonun temel egemenlik kavramları konusunda aslında çok ciddi yeni önermeler de içerdiğini ve mevcut egemenlik kavramını yeniden tarif ettiğini ifade ederek, şöyle dedi:

“Şu an Türkiye’de 81 tane aslında başbakandan daha yetkili vali var. Türkiye’deki valilerin yetkisi, bizatihi başbakanda yok. Valilere verilmiş bir yetkinin, biz seçilmiş meclise verilmesini tartışıyoruz. Eğer bu kabul görülmüyorsa, örneğin valilileri seçimle işbaşına getirelim. Bizim söylediğimiz “Demokratik meclis” çatısı altında olmasıdır. Savunma konusunda merkezi koordinasyonla çalışabileceği yerel asayiş birimlerinin, devletin temel egemenlik alanları diyebileceğimiz yani ordu, yargı, maliye, dış ilişkiler gibi temel başlıklarda çok ciddi anlamda Ankara’nın ret edebileceği bir önerme yok. Bu açıdan ben Ankara’nın aslında bu deklarasyon çıkar çıkmaz hemen bu işin yürütücüleri olan DTK, DBP, HDP’nin yöneticilerini Ankara’ya çağırıp, randevuyu iptal etme yerine tamamıyla görüşme alıp, “Bunlar için bir derhal müzakerelere başlayalım” demesini beklerdim. Ama bunun yerinde, şu anda 10 binlerce insanımız sokağa çıkma yasağıyla, ölüm riskiyle, her an yeni ölüm haberleriyle karşı karşıya kalıyoruz.”

“ÜNİTER YAPIYA AYKIRI DEĞİL”

DTK’nın önerisinin sadece Diyarbakır, Şırnak ve Van için değil, Türkiye’nin bütün şehirlerinde bu uygulanabilir bir model olduğunu ileri süren Fırat Anlı, bunun üniter yapıya aykırı olmadığı görüşünü savundu. Anlı şöyle dedi:

“Bu hükümetin de kendi geçmişinde ortaya koyduğu bir takım vaatler ve yasal mevzuatlara baktığımızda ve dün bizatihi Sayın Davutoğlu’nun üniter devletlerde de başkanlık sistemi gayet rahat uygulanabilir beyanı, bir açıdan aslında bunu kolaylaştıran bir süreçtir. Başkanlık için üniter devletin engel olmadığını söylüyorsak, yerele yetki devri için de, bu dediğimiz bölgesel katılımların, il bazında meclislerin oluşturulmasının ve bu noktadaki otonom, özerk yönetimlerin olması üniter yapıya yine aykırı değildir.”

“BAŞKANLIK SİSTEMİ İHANETTİR Mİ DİYELİM”

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Fırat Anlı, devletin geçmişinde de bazı kavramlara karşı hemen bir reaksiyon geliştiğini, 1990’lı yıllarda “Barış, özgürlük ve insan hakları” dediklerinde kıyamet koptuğunu, şimdi de özyönetim, özerklik, farklı yönetim sistemine dair her vurgularının suç, hatta en ağır suç olan vatana ihanet olarak kabul edildiğini söyledi. Anlı, şöyle devam etti:

“Peki biz nasıl tartışacağız? Biz de kalkıp desek “Başkanlık sistemini tartışmak vatana ihanettir. Yani bizim elimizde yargısal yetkiler, kamusal imkanlar yok” diye.. Bunun tartışmasını meşru bir zeminde yapmamız lazım. Herkes başkanlık rejimini, federasyon, özyönetimi de tartışabilir. AKP, 2002 yılında iktidara geldiğinde aslında bu değişim algısına bir yere yaslanarak geldi. Toplumdaki baskıcı yönetimlerin, özgürlük alanının daraltılmasına karşı bir tepki olarak hatta kısmen de İslami açından yılların getirdiği baskı rejimine karşı bir tepki olarak destek buldu. Ama, geldikten sonraki performansıyla, bugünkü performansı arasında 180 derece fark vardır.”

“2004’TEKİ DÜZENLEME TARTIŞILSIN”

Ak Parti’nin 2004 yılında, Kamu Yönetimi Temel Yasası hazırladığını ifade eden Anlı, kapsamlı, son derece demokratik, Avrupa bilim normlarına yakın, merkezi küçülten, kamu yönetimi daha çok yerel ve bölgeler yaymayı ön gören daha demokratik katılım mekanizmaları açısından uygun olan bir modeli gördüklerini söyledi. Ak Parti’nin, 2004’teki yasayı çıkarmış olsaydı, DTK’nın böyle bir deklarasyon yayımlamasına gerek duyulmayacağı görüşünü savunan Fırat Anlı, şöyle dedi:

“Yani Türkiye’deki 31 büyükşehir belediyesi açısından baktığımızda, tamamına bu yetki verilmiş olacaktı. Özel idareler kapatıldığı için bu yetki şu an büyükşehir belediyelerine verilmiş olacaktı. Maalesef o gün Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Meclis’e iade etmesinden kaynaklı, hükümet o iradeyi yarım bıraktı. Yani kadük kaldı. Şimdi tekrardan o metin ortaya çıkarılmalıdır. Şu an Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında, Meclis’teki çoğunluk arasında, yüksek yargı arasında hiç bir ihtilaf yok. O zaman tekrardan bu yasayı dikkate alsınlar. Bizim söylediklerimizi tartışmak istemiyor olabilirler. Gerçek anlamını çözmek istiyorlarsa, o hükümetin kendi metinleridir. Altında imzası olanlar bugün ülkeyi yöneten kadrodur. Tekrar bunu tartışsınlar. O dönem başbakan olan sayın Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla bir genelge çıkarılıyor. Bütün kamu kurum ve kuruluşları, bakanlıklara; “Bundan sonra kamu yönetiminde yeni düzenlemeye gideceğiz ve siz de tedbirlerinizi alın” deniliyor. Bunu yapmış olsaydık, 12 yıl içerisinde buna dair düzenlemeler şu ana kadar bitmiş ve son derece iyi işleyen mekanizmaya kavuşmuş olacaktık. Ne yazık ki, bu hükümet geçmişte çıkardığı yasanın arkasında durmadı, savunmadı. O dönemki konjönktür buna engeldi belki, ama bugün önünde hiçbir engel yok. DTK’nın deklarasyonundaki maddelere baktığımız zaman, hükümetin geçmişte çıkardığı yasadaki bir çok başlığın bizatihi orada kendi ruhunu yansıttığını da görüyoruz. Hükümet, 2004’teki bu yasayı çıkarsaydı DTK böyle bir deklarasyon yayınlamayacaktı. Belki başka bir şey tartışacaktık. Tekrar 2004’teki o düzenleme alınsın tartışılsın ve ciddi bir şekilde kamuoyunun bilgisine sunulsun.”

Kaynak: DHA

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKKA