SON DAKİKA

Diyarbakır Haberleri ve Bölgeden Son Dakika

Kadın ve Şiddet

Toplumun en büyük bileşenlerinden olan kadınların toplumsal düzen içinde karşılaştıkları ötekileştirme problemleri adeta toplumsal dengesizliğe ve hastalığa yol açmaktan geri kalmıyor.

Kadın ve Şiddet
Bu haber 22 Ocak 2016 - 21:36 'de eklendi ve 201 kez görüntülendi.

Toplumun en büyük bileşenlerinden olan kadınların toplumsal düzen içinde karşılaştıkları ötekileştirme problemleri adeta toplumsal dengesizliğe ve hastalığa yol açmaktan geri kalmıyor. Toplumsal yönetimler ve inançlar erkek egemen zihniyetin temelini oluşturarak kapitalist hegemonya anlayışının hâkim olduğu toplumsal düzenler oluşturulup rol değişiklikleri yaratılmıştır. Böylece demokrasi ve ileri demokrasi kavramlarını sahiplenen yönetimlerde bile erkek egemenliği altında kadının dışlanması ve cinsel baskılara maruz kalması toplumsal dengesizlikte masumiyet kazanmıştır.

İNSAN HAKLARI ÇERÇEVESİNDE KADIN
İnsan hakları evrensel beyannamesinde cins, dil, dini, siyasi, milli veya sosyal köken servet, doğuş veya diğer herhangi bir fark gözetmeksizin insanın insan olması nedeniyle her insan tarafından yararlanılabilen haklara ”İnsan Hakları” denir.

Kadının insan hakları konusunda ilişkin iki temel yaklaşım vardır.
*Evrenselci yaklaşım; İnsan hakları evrenselliğinden yola çıkmaktadır. Bu yaklaşıma göre İnsan hakları belgelerinde yer alan hakların tümünden kadın yararlanmalıdır düşüncesi esas alınır.
*Kültürcü yaklaşım; İnsan hakları evrensel beyannamesinde hakların kabul görmediği ve kadın hak ihlallerinde arkasına sığınılan yaklaşımdır. Kültürcü yaklaşımda toplumsal gelenekler esas alınarak kadının ötekileştirilmesi ve bu ötekileşmenin doğurduğu toplumsal dengesizlikler normal karşılanır. Kadına karşı yapılan ayrımcılıklar sıradanlaşır.

Toplumsal yönetimler kültürcü yaklaşımlardan beslenerek kadın haklarını taciz etmekten kaçınmamaktadır. Dünya genelinde kadının ikinci sınıf insan olarak kabulünü hukukun kültürel yaklaşımlara esir düştüğünden açıkça anlayabilmek pek zor olmamalı.

Türkiye’de kadın hakları
Türkiye’de kadına yönelik şiddet olayları son yıllarda artış göstermiştir. Her ne kadar ülkeyi yönetenler artış olmadığını, aksine düşüş yaşandığını söylese de istatistiklere baktığımızda, rakamlar durumun pekte öyle olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
2002 yılı kayıtlarına 66 olarak geçen kadın cinayet sayısı 2007 yılında 1001’dir.Kadın cinayetlerinin en büyük ortak özelliği ise öldürenlerin erkek olmasıdır.

İçişleri bakanlığı Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının istatistik verilerine göre 2001-2004 yılları arasında; 21.268 kadın aile efradına kötü muamele,10.148 kadın kaçırma, 3.800 kadın müstehcen hareket. 3.366 kadın ırza geçme, 1.803 kadın evlenme vaadiyle aldatılarak kızlık bozma, 1.371 kadın fuhuşa teşvik suçlarının mağduru olarak kayıtlara geçmiştir.
Bu istatistiklere bakıldığında kadına karşı gerçekleştirilen şiddet ve tutumların büyük çoğunluğu cinsellik içgüdüsü üzerinde gerçekleştirilmektedir. Bu durum da açıkça görülüyor ki kadına yaşamsal önem verilmemekle beraber kadının varlığını cinsel obje temsil ediyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığından ulusal basına verilen bilgiye göre 2010 yılının ilk 7 ayında Türkiye’de kadına karşı suçlarda büyük artış yaşandığı anlaşılmaktadır.
2010 yılının ilk 7 ayında 226 kadın cinayete kurban gitmiştir.
Aynı dönem içinde cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar kapsamında 478 kadın tecavüze uğramış, 722 kadın taciz edilmiş, aile içi şiddet kapsamında 6423 kadın şiddete maruz kalarak hastanelik olmuştur.

Türkiye istatistik kurumu verilerine göre taciz ve tecavüz gibi cinsel saldırı suçlarında son 5 yılda %30 artış meydana gelmiştir.
Yukarıdaki veriler Türkiye’deki acı gerçekleri tüm çıplaklığıyla ortaya koymaktadır. Kadın sorununa erkek egemen zihniyeti ile yaklaşarak çözüm üretemeyiz.

Bu sorunların çözümü için; kadın sığınma evlerinin sayısının artırılması ve sığınma evlerinin ekonomik yönden desteklenmesi, kadınları öldüren erkeklere uygulanan haksız tahrik indiriminin kaldırılması , ( şiddete uğrayan kadınlar jandarma, karakol, adliye kapılarından aile meselesi denilerek geri çevrilmektedir). Cezai müeyyidelerin suçun niteliğine göre artırılarak en hızlı şekilde kesin olarak uygulanması, şiddet tehlikesi altında ki kadını koruyucu güvenlik tedbirlerin alınması, can güvenliği nedeniyle gerekiyorsa kent, kimlik, barınma yerlerinin değiştirilmesi ve geçinme sorununun çözülmesi çocukların eğitimine devam etmesinin sağlanması… gibi somut adımlarla kadına yönelik şiddet olaylarında azalma sağlanabilir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKKA